Yeşil Binalar ve Sürdürülebilir Yapı Malzemeleri

Dr. Hüdai Kara

 

Yeşil ve sürdürülebilir binalar yapılması yönünde tüm dünyada hızlı bir gelişme var. Bu gelişimin ana nedeni aslında yapı sektörü odaklı kaynak tüketimi ve iklim değişikliği gibi sorunların önüne geçebilmektir. Zira, yapı sektörü dünyadaki tüm kaynakların %50’sini tüketmekte ve %40 gibi yüksek bir oranla iklim değişikliğine sebep veren sektörlerin başında gelmektedir. Bu amaçla dünyanın birçok ülkesinde sürdürülebilir yapıların değerlendirilmesi ile ilgili sertifika sistemleri geliştirilmiştir. Türkiye’de de bilinen Amerikan LEED, İngiliz BREEAM, Alman DGNB yeşil bina değerlendirme sistemlerinin yanında Türkiye’nin ilk ve tek sistemi ÇEDBİK Konut Sertifikası gibi sertifikalar mevcuttur.

 

Yeşil ve Sürdürülebilir Binalar

Ülkemizde LEED sertifikası almış birçok proje bulunmaktadır. Bu yıl Türkiye bürüt 4,78 milyon m2 tamamlanmış LEED sertifikalı bina alanıyla dünya genelindeki sıralamada dokuzuncu sıradan sekizinciliğe yükseldi. Türkiye’de LEED sertifikası almış ve devam eden toplamda brüt 22,38 milyon malana sahip 772 proje vardır.  İlk 10 ülke listesi; Amerika dışında Dünya’da sürdürülebilir bina tasarım, yapım ve işletmesi alanında önemli gelişmeler elde eden ve LEED sertifikalı yeşil binalara olan talebin artmaya devam ettiği ülkeleri öne çıkartmaktadır.

Amerika Yeşil Bina Konseyi (USGBC), tarafından oluşturulmuş yeşil binaların derecelendirilmesini sağlayan sertifika sistemi olan LEED sertifika sisteminde binaların sahip olduğu özelliklere göre yapılan puanlama sonucunda, 4 farklı seviyede LEED Sertifikası alınabilmektedir. 2016 yılının son çeyreğinde uygulamaya giren en son sürüm LEED v4’deki konu başlıkları ve alınabilecek olası puanların dağılımı aşağıdaki gibidir:

 

 

Yapı Malzemeleri Üreticilerini Bekleyen Fırsatlar

USGBC, tarafından da katkı verilen pazar araştırmalarına göre Türkiye’nin de içinde olduğu pazar gelişiminde, küresel yeşil bina talepleri büyüyerek her üç yılda bir ikiye katlanmaktadır. 70 ülkede yapılan bu araştırmaya göre Türkiye gibi ekonomiler ise bugünkü seviyelerinden iki ile altı kat arasında büyüyerek yapıda yeşil dönüşümün liderliğini yapmaktadırlar.

Hiç kuşkusuz yeşil bina uygulamalarının temeli bu binalara uygun malzemelerin üretimi ve doğru seçimiyle ol olar seviyelerine ulaşması beklenmektedir. Hızla büyüyen bu sektörde çevresel duyarlılık ürün bazında alınan Çevresel Ürün Beyanları (EPD) ile sağlanırken yapı malzemeleri üreticilerine yurt içi ve dışı pazarlarda ticari fırsatlar sağlıyor. Türk yapı malzemeleri üreticilerinin üretmiş olduğu EPD belgeli ürünler hızla artmakta ve gelişen bu pazardan pay almaktadırlar.

EPD belgeli malzemeler, çevresel performansı nicel olarak ifade ettiklerinden tasarlanan ve inşa edilen yapının iklim değişikliği olan etkisi gibi çevresel performansının kolay bir şekilde hesaplanmasına olanak tanıdıklarından tüm dünyadaki yeşil bina sertifika sistemleri tarafından kullanımları teşvik edilmektedir. ISO 14040/44 Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (Life Cycle Assessment, LCA) standardı uygulanarak değerlendirilen EPD belgeli ürünler, yeşil bina değerlendirmelerinde ilave puan katkısı sağlamaktadırlar. LEED, LCA çalışmalarının bina boyutunda da yapılması ve nicel olarak bina çevresel performansının hesaplanmasını da talep etmektedir. Yeni binalarda tüm bina için yapılacak LCA değerlendirmesi sonucunda toplamda 3 kredi alınabilmektedir. Mevcut binaların iyileştirilmesi durumunda ise bu krediler 5’e çıkmaktadır. EPD belgesi alımında ürün bazında LCA çalışması yapılması gerekliliği ve bu sayede 2 puanın da alınabilir olması nedeniyle LCA kredileri toplamda yeni binalarda 5, iyileştirme yapılan mevcut binalarda 7 olarak düşünülebilir. LEED değerlendirmesinde alınabilecek toplam kredi miktarı 110 olduğundan bu rakam azımsanamayacak kadar yüksektir.

Yeşil ve sürdürülebilir yapılar hızla yükselirken beraberinde getirdiği risk ve fırsatların en iyi şekilde değerlendirmesi hem ülkemizin doğal kaynaklarını daha etkin kullanımı hem de ticari anlamda en yüksek kazancı sağlaması açısından önem taşımaktadır.

 

Dr. Hüdai Kara

Dr. Hüdai Kara iklim değişikliği stratejileri, karbon ve enerji yönetimi, düşük karbon ve sürdürülebilir teknolojiler, yenilenebilir enerji, yaşam döngüsü değerlendirmesi, atık yönetimi, araştırma ve geliştirme konularında metalürji ve malzeme endüstrilerinden kimya ve enerji endüstrilerine uzanan sanayi dallarında toplam 15 yılı aşan bir deneyime sahiptir. İngiltere merkezli Metsims Sustainability Consulting ve İstanbul merkezli Metsims Eğitim ve Danışmanlık firmalarının kurucu ortağı ve yöneticisidir.

Malzeme bilimcisi olan Dr Hüdai Kara, Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA) çalışmalarıyla birçok ürüne Çevresel Ürün Beyanı (EPD) belgesi almış, karbon ayak izi hesaplamalarıyla firmalar ve ürünleri kaynaklı iklim değişikliği risklerini ortaya çıkartmıştır. Özellikle yapı malzemeleri sektöründe yapmış olduğu çalışmalardan dolayı Avrupa Yapı Malzemeleri Üreticileri Birliği tarafından kurulan ECO Platform adına Türkiye’den seçilen tek doğrulayıcıdır. The International EPD System EPD sisteminin Türkiye’deki ilk ve tek doğrulayıcısıdır. Türkiye’de ilk defa uygulamalı karbon ayak izi ve yaşam döngüsü değerlendirmesi eğitimlerini vermiş olan Dr Hüdai Kara, akademisyenler dahil 100’ün üzerinde katılımcıya eğitmenlik yaparak ve uluslararası onaylı 50 üzeri LCA çalışması ile temiz üretim gelişimine öncülük etmektedir.

Dr Hüdai Kara, Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından desteklenen ve Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü (YEGM) tarafından Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliği ile yürütülen “Binalarda Enerji Verimliliğinin Artırılması” Projesinde yapı malzemeleri LCA ve EPD uzmanı olarak görev yapmış, Türkiye için Entegre Bina Tasarımı Değerlendirmesi Raporu ve Uygulama Kılavuzuna katkı yapmıştır. Kendisi, AB araştırma ve geliştirme çerçeve programları olan Horizon 2020, 7. Çerçeve (FP7 NMT, Env.), Eureka, Eurostars ve Eko-İnovasyon proje başvurularında düzenli olarak hakemlik görevi yapmaktadır.

Dr Hüdai Kara, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden lisans ve yüksek lisans, Oxford Üniversitesi’nden malzeme bilimleri dalından doktora derecelerine sahiptir. Kendisi International EPD System teknik komite, İngiltere Malzeme Enstitüsü, İngiltere Yenilenebilir Enerji Derneği üyesi ve ÇEDBİK Türkiye Çevre Dostu Binalar Derneği Malzeme komitesi başkanıdır.